Hannah Gutkauf, Intorior design, New York City, Uncategorized

Teknik mi taktik mi?

Bağımsız çalışanların bu noktaya gelmesinde yer alan en önemli niteliklerin hızlıca üzerinden geçmek gerekirse, iş disiplini, öz saygı, anlama kabiliyeti ve üretim gücü. Bunların biri ya da birkaçı eksik ise önce o noktaların onarımı gerekiyor. Evvela bu konuda bi uzlaşalım.

Yukarıda ilk aklıma gelen niteliklere bir sürü daha ek yapılabilir, sağlıklı beslenme, kaliteli sosyal çevre edinimi, rafine zevk ve hobiler için zaman kullanımı gibi, tüm bunlar ve şu an yazıya dökülmemiş olanlar bağımsız çalışan bir tasarımcının kendi özelinde temellendirerek inşaa edeceği sonrasında ise geliştireceği nitelikler ve dışarıdan bir katkıya oldukça az ihtiyaç duyar. (flörtleşmelerin ilk zamanlarında yer alan “sabah beni sen uyandırır mısın?” gibi minnoşluklar mesela)

Bir diğer aşamada ise ekipmanlarının yeterliliği, işin oluşturulma süresine, detayların yakalanabilme gücüne ve kalitesine etki eder fakat zaman içerisinde gelişen ve ortadan kalkan bir durum olduğu için bunun üzerinde çok durmamak gerekiyor, misal bir arkadaşımın internet cafede photoshop lite yükleyerek iş yetiştirmişliği var 🙂

Tüm bunca inşaa ve gelişim sürecinin tıkandığı öncelikli ikilem şurada kendini gösteriyor: MÜŞTERİ EDİNİMİ, sim kartınızda yer alan isimler sizi bir süre taşıyacak güçtedir veya sosyal mecralardaki kontaklarınız ama bu kişi/kurumların ihtiyaç periyotları ile sizin hayatınızı idame edeceğiniz süre birbirine benzemeyebilir. İhtiyaç derinlikleri ile sizin üretim kapasiteniz de uyuşmayabilir ve bir sürü daha etken devreye girebilir. 

Bu noktada bağımsız çalışanın önemli bir analiz yapması ve bu analizde objektif kalabilmesi için şu soruyu sıkı sıkı elinde tutması lazım “ben mutfakta mı iyiyim yoksa vitrinde mi?” her ikisi de diyen inanılmaz bir yanılgı içinde kaybolur çünkü bu eşyanın tabiatına aykırı bir durum. Bir ürünü meydana getirmek için ihtiyacınız olan süreden feragat ederek onu satmaya kalktığınızda ortaya çıkan ürünün kalitesi düşecektir. Bir diğer nokta ise satabilir miyim? kaygısıyla hazırlanacak olan ürün bir yerlerden defolanma riski taşır. Tasarımcı kişinin en önemli sermayesinin zihin gücü ve tasarımda alemindeki sonsuzluğun verdiği rahatlık olduğunu düşündüğümüzde sistem error veriyor maalesef.

Peki bunun çözümü nasıl? Memleket sathında hala daha bağımsız çalışanlar için “ipi kuşağına denk” gibi bir algı olduğu için bu sorunu direk profesyonel diyaloglarla çözmeniz biraz meşakkatli bir durum. Velev ki o diyaloğu kurarak bir müşteri edinimi gerçekleşti orta ve uzun vadede sizi kendi çevresine servis ederken takınacağı “bizim grafiker yeaa” tavrı/tarzı oldukça rahatsız edecektir.

Burada iki alternatif çıkıyor karşımıza öncelikle zor olandan bahsedeyim, haftası kendinize uygun şekilde 2 parçaya ayırarak bir parçasını müşteri görüşmeleri/pazarlık/brief bermudasına feda edecek ve o zihin yorgunluğu ile kalan sürede hem elinizdeki işleri tamamlamaya hem de yeni edindiğiniz projeleri harmanlamaya başlayacaksınız. Bu esnada kendinize ve yakın çevrenize ayıracağınız vakit tamamen ellerinizden kayıp gidecek, mevcut diyaloglarınızın kalitesi günden güne düşerken bir yandan da “bu kadar çalışıyorsun ama” ile başlayan cümlelerin odağı olacak ve önemli hasarlar almış bir sinir sistemine sahip olacaksınız.

ikinci alternatifte ise, vitrinde başarılı ya da başarı potansiyeli olan  kişi/kurumlar ile bir takım arkadaşlığı noktasında buluşacaksınız (bu kısmı lütfen iş ortaklığı noktasına varacak şekilde içselleştirmeyin) en baştan çalışma, üretim, kalite, sunum, fiyatlandırma ve tahsilat gibi konularda uzlaşıya varacak fakat her adımda birbirinizi “daha emin olabilmek için” sürekli kontrol ederek ilerleyeceksiniz. Bu yöntem kulağa oldukça mekanik geliyor olabilir fakat kazın ayağı öyle değil, sizin müşteri ile sadece brief – iş teslimi noktalarında bir araya gelmeniz, pazarlamanızı yapacak kişi/kurumun bir çalışanı değil çözüm noktası olduğunuz gerçeğini ayakta tutabilmeniz, diyaloglarınızın sarsılmaz bir ciddiyet ile gerçekleşmesi adına her iki taraf içinde faydalı olacaktır. Aynı şekilde sizin çizgilerinizi pazarlayan kişi/kurumlar da sizin çalışanınız ve size göbekten bağlı birer kambur olmak yerine işin profesyoneli noktasında kendini güvende hissedecek ve “ya benim müşterimi kapar beni aradan çıkarırsa” gibi tedirginliklerinden sıyrılarak görevini daha net bir şekilde yerine getirmeye devam edecektir.

İşin muhasebeye yönelik kısımlarında dikkat edilmesi gereken hususlar saymakla bitmez ama temelinde sadece şu taş vardır : karşılıklı güven. 

Son iki kelime başka bir blog yazımın konusu olacak

Umarım kafanızda sizi gereksiz yere baskılayan sorulardan en az bir tanesine ışık tutabilmiştir.

Sevgiler.

Author


Avatar