Aitor Throup, Intorior design, Uncategorized

Freelance Çalışma için Püf Noktaları

İşin bu raddeye geleceğini ve bu minvalde bir kılavuz yazacağımı, freelancer -ya da bağımsız çalışan diyelim- olarak çalışmaya karar verdiğimde hiç düşünmemiştim.

Sezonun ilk bölümünü biraz açarak yazıya girizgah yapmam gerekiyor ki taşlar yerine otursun, sanıldığının aksine mesleğin ortasında öf pöf diyerek bi anda bağımsız çalışan olmaya karar vermedim. Herkesin görüşüne saygı duymakla beraber, kişilerin hayatlarında önemli sıçrama tahtalarının olduğu kadar kıyamet virajlarının da olduğunu deneyimleyerek öğrendim ve kendi hikayemde yer alan o kıyamet virajından sadece bir kaç saat öncesine kadar çok uluslu bir reklam ajansında koltuğu sapasağlam bir sanat yönetmeni olarak çalışıyordum ve kıyamet virajının 4. ayında dahi geri dönebileceğim bir durum söz konusu idi fakat toparlanmam bir seneye yakın bir süre aldığı ve o esnada da insani diyaloglarımın henüz eski sağlığına kavuşmamasından, yakın dostlarımın ise onca şeyin üzerine bir de ekonomik alanda bir darlık oluşmaması adına işleri masaya getirmesi ile bu süreç başlamış oldu. (hepsine tek tek bir kez daha şükranlarımı sunuyorum)

Fakülte eğitimi sonrasında metropole dönen ve aslında grafik ile alakalı bildiklerinin sadece bir kaç kelime ile sınırlı olduğunu ve o sürecin çok uluslu bir ajansta sanat yönetmenliği noktasına olan serüvenini çay ısmarlayanlara anlatacağıma da söz veriyorum.

Masaya kadar teşrif eden işlerin üzerinde “hatır” yazısı olduğunu farkedip o hatırın da hakkını verebilmek için muazzam bir mücadele ile geçti bağımsız çalışmanın ilk iki yılı sonrasında ise insan önce kendine sonrasında ise yeteneklerine sığmamaya başlıyor. Sunum linklerinde de dikkati çektiği üzere uzmanlığım masaüstü yayıncılık ögeleri üzerine yoğunlaşmış fakat diğer materyalleri üretirken zaman/performansımı masaüstü yayıncılığa yakınsamaya gayret içindeydim. Fakat o dönemeçte kahramanlıktan ziyade oturmuş bir üretim sistemine ihtiyacım vardı, bu noktadan yola çıkarak sektörel dergi yayıncıları, yayınevleri, fuar organizatörlerinden oluşan bir üçgen içerisinde süreklilik sağlayacak kısa söylemde “garantiye alacak” işler toplamaya başladım ve bu işler toplandıkça ( bir tane aylık ekonomi dergisi, bir tane aylık yatırım föy raporu bir tane sektörel dergi vb.) geldikçe insanın kendine sığamaması kısmı mekana sığamaması halini de alıyor ve “müşteri ziyaretlerini” müşteri kabüllerine döndürme isteği baş gösteriyor. HATA 1 🙂

Müşterilerin bir gün seni ziyaret edeceği sanrısı insana muazzam derecede adrenalin hormonu yüklüyor ve bu yüklemenin sonunda devreden çıkan ilk şey mantık oluyor tabiat gereği. Lokasyon değişiyor, bir ofis tutuluyor, mobilyalar, telefonlar bir sürü hengame ve geçen süre sonucunda size gelen yegane şey faturalar oluyor. 

Peki neden? Müşteriler ile olan diyaloglarda mı sıkıntı var? Hayır, şayet öyle olsa idi işlerin akışında aksamalar, geri dönüş maillerinde memnuniyetsiz ifadeler, süreklilik noktasında sorunlar baş gösterirdi. Buradaki kilit nokta şu, evet müşterinin y da çalıştığınız matbaanın veya başka bir tedarikçinin ulaşabileceği kadar merkezi bir konumda olmanız gerekir ama bağımsız çalışan tasarımcıların asli görevleri, tasarımın başlayacağı brief toplantısı da dahil olmak üzere, müşterinin zamanında olabildiğince az yer almak, hız ve zaman kazandırmak, anlatılanın özünü yakalamak ve ürünü ortaya çıkartmak. Bunların dışında yer alan hiçbir materyalin kimse için önemi yok. Yıl sonu partileri, yeni sezon eğlenceleri düzenliyorsanız o ayrı tabi.
Bahsettiğim süreci en iyi şekilde yönetebilmek, istenilen ürünü sıfır hatayla üretebilmek için kişisel iş disiplini, öz saygı ve hakkaniyetli bir / bir kaç bilgisayardan daha fazlasına ihtiyacınız yok. Çünkü bağımsız çalışanların en önemli enstrümanları; çıkardığı işlerin referans noktası olabilecek kadar kuvvetli, müşterinin beklentilerini karşılayacak kadar temiz ve bir başka müşteriye sunum yaparken bir kaç cümle ile anlatılacak kadar açık olması şeklinde sıralanıyor.

Buradan yola çıkarak, vitrine koyduğunuz iş muazzam bir noktadaysa -ki öyle olmasa zaten nasıl tasarımcı olacaksınız?- kriz anlarında ulaşımı kolay bir konumdaysanız ve butik ajans olma yolunda henüz kat etmeniz gereken mesafeniz olup olmadığını objektif bir pencereden değerlendirebiliyorsanız diğer tüm detaylar maceradan daha fazlasını size katmayacaktır.

Bir arkadaşımın başına gelmiş oradan biliyorum 🙂

Sevgiler, renginiz kuvvetli kalsın umarım.

Author


Avatar